Skip to content Skip to footer

Bu yaklaşım, Dr. Jeffrey Young tarafından geliştirilmiştir ve temelinde, bugünkü psikolojik sorunlarımızın ve yaşamımızda tekrar tekrar karşımıza çıkan zorlukların kökenlerinin büyük ölçüde çocukluk ve ergenlik dönemimizdeki deneyimlerimize dayandığı fikri yatar.

Detaylandıralım:

  1. Temel Duygusal İhtiyaçlar: Her çocuğun sağlıklı bir gelişim için karşılanması gereken evrensel temel duygusal ihtiyaçları vardır. Bunlar genellikle şu şekilde sınıflandırılır:
    • Güvenli Bağlanma: Başkalarına (özellikle bakım verenlere) güvenli bir şekilde bağlanma, kabul görme, bakım, empati ve korunma ihtiyacı.
    • Özerklik, Yeterlilik ve Kimlik Algısı: Kendi başına bir şeyler yapabilme, yeteneklerini geliştirme ve tutarlı bir kimlik oluşturma ihtiyacı.
    • Gerçekçi Limitler ve Öz Denetim: Sorumluluk almayı, dürtülerini kontrol etmeyi ve başkalarının haklarına saygı göstermeyi öğrenme ihtiyacı.
    • İhtiyaç ve Duyguları İfade Etme Özgürlüğü: Kendi duygu ve ihtiyaçlarını çekinmeden, sağlıklı bir şekilde ifade edebilme ihtiyacı.
    • Spontanlık ve Oyun: Hayattan keyif alma, rahatlama ve yaratıcılığını kullanma ihtiyacı.
  2. Karşılanmamış İhtiyaçlar ve Şemaların Gelişimi: Çocukluk veya ergenlik döneminde bu temel ihtiyaçlar sürekli ve önemli ölçüde karşılanmazsa (örneğin, ihmal, istismar, aşırı korumacılık, aşırı eleştiri, koşullu sevgi gibi nedenlerle), kişi kendisi, başkaları ve dünya hakkında olumsuz, katı ve yaygın inanç kalıpları geliştirir. İşte bunlara “Uyum Bozucu Şemalar” (veya kısaca şemalar, bazen “yaşam tuzakları” olarak da adlandırılır) denir. Bunlar, o dönemde çocuğun başa çıkmak için geliştirdiği, ancak yetişkinlikte işlevselliği bozan derin inançlardır. Örnek şemalar arasında Terk Edilme/İstikrarsızlık, Kusurluluk/Utanç, Duygusal Yoksunluk, Başarısızlık, Boyun Eğicilik, Yüksek Standartlar/Aşırı Eleştirellik gibi 18 farklı şema tanımlanmıştır.
  3. Tekrarlayan Olumsuz Yaşam Kalıpları: Bu şemalar bir kez oluştuktan sonra, kişinin yaşamı boyunca aktif kalma eğilimindedir. Kişi farkında olmadan, bu şemaları doğrulayacak durumları veya ilişkileri seçebilir (şema sürdürme). Şemalar tetiklendiğinde yoğun olumsuz duygular yaşar ve bu duygularla başa çıkmak için belirli “başa çıkma tepkileri” geliştirir:
    • Şemaya Teslim Olma: Şemanın doğru olduğuna inanır ve ona uygun davranır (örn: Kusurluluk şeması olan biri sürekli kendini eleştirir ve eleştirilecek durumlar yaratır).
    • Şemadan Kaçınma: Şemayı tetikleyecek durumlardan, düşüncelerden veya duygulardan kaçınır (örn: Terk Edilme şeması olan biri yakın ilişkilerden tamamen kaçınır).
    • Şemayı Aşırı Telafi Etme: Şemanın tam tersiymiş gibi davranmaya çalışır, ancak bu genellikle sağlıksız ve aşırı bir şekilde olur (örn: Başarısızlık şeması olan biri aşırı hırslı bir işkolik olabilir, dinlenmeyi reddedebilir).
      Bu başa çıkma tepkileri kısa vadede rahatlama sağlasa da uzun vadede şemanın devam etmesine ve kişinin aynı tür sorunları tekrar tekrar yaşamasına neden olur.
  4. Kök Sorunları Ele Alma: Şema Terapi, sadece güncel belirtilere (örn: depresyon, anksiyete) odaklanmak yerine, bu belirtilerin altında yatan kök nedenlere, yani erken dönem yaşantılarına ve oluşan şemalara iner. Terapinin amacı, bu şemaların kökenini anlamak, bugünkü etkilerini fark etmek ve onları değiştirmektir.
  5. Bütüncül Yaklaşım: Şema Terapi, tek bir kurama bağlı kalmaz. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) tekniklerini (düşünce ve davranışları değiştirme), yaşantısal teknikleri (Gestalt ve psikodrama gibi; duygularla çalışmak, şemaların kökenindeki anıları yeniden yaşantılamak), psikodinamik kavramları (erken dönem ilişkilerin önemi) ve bağlanma kuramını birleştirir. Terapist ile danışan arasındaki ilişki (sınırlı yeniden ebeveynlik kavramı) de iyileşme sürecinde merkezi bir rol oynar.
  6. Kullanım Alanları: Şema Terapi, özellikle BDT gibi daha kısa süreli terapilere yeterince yanıt vermeyen, sorunları daha köklü ve yaygın olan kişiler için geliştirilmiştir. Bu nedenle, Borderline Kişilik Bozukluğu, Narsisistik Kişilik Bozukluğu gibi kişilik bozukluklarının tedavisinde ve ayrıca kronik depresyon, kronik anksiyete, yeme bozuklukları ve uzun süreli ilişki sorunları gibi durumlarda oldukça etkili bir yöntem olarak kabul edilir.

Özetle Şema Terapi, erken dönem yaşantılarımızın bugünkü hayatımızı nasıl şekillendirdiğini anlamaya ve bu olumsuz kalıpları hem bilişsel hem de duygusal düzeyde değiştirmeye odaklanan derinlemesine ve bütüncül bir terapi yaklaşımıdır.

Çocukluk ve ergenlik döneminde karşılanmamış temel duygusal ihtiyaçlar sonucu gelişen ve kişinin yaşamında tekrarlayan olumsuz kalıplara (şemalara) neden olan kök sorunları ele alan bütüncül bir yaklaşımdır. Özellikle kişilik bozuklukları ve kronikleşmiş sorunlarda kullanılır.

UygulayıcıKlinik Psikolog - Meryem ŞahinShare